Ligin 3.haftası geride kaldı. Galatasaray oynadığı 3 maçı da aynı skor ile tamamladı. 0-1. Deplasman takımının galip geldiği bu 3 maçta 2 kez kazanan Galatasaray oldu. 6 puan ile ilk 3 haftayı geçti, ancak futbol olarak istenen düzeyde olmadığını, daha zamanı olduğunu ve özellikle organizasyon eksikleri olduğunu da gösterdi bu maçlarda.

Ümraniye karşısında geçen haftanın kadrosundan tek değişiklik ile başladı maça Okan Hoca. Midtsjö sakatlığı sebebi ile de olsa yerini Torriera’ ya bıraktı. Skorlardaki benzerlik gibi kadroda da benzerlikler vardı, maçlara aynı bölgede tek değişiklikler ile başlandı. İlk hafta Berkan, ikinci hafta Midtsjö, üçüncü hafta Torriera o bölgeyi kapatmaya çalıştı. Bunun dışında ise 3 haftada da kadro aynı idi. Muslera, Boey, Nelsson, AKerim, Torriera, Oliviera, Emre A, Yunus, Kerem, Seferoviç.
Her ne kadar maça görece hızlı başlamış gibi görünse de Galatasaray, maç boyunca hiç galibiyeti elde edebileceğine dair sinyal vermedi. Hatta dakikalar ilerledikçe oyun daha düzensizleşmeye, daha panik oyununa doğru gitti.
Organizasyon eksikliğini tek bir sebebe değil, bir çok sebebin birleşmesiyle meydana geldiğini belirtmeliyiz. Ancak ilk söylenmesi gereken, en kritik bölgede hücumu yönlendirmesini beklediğimiz Emre Akbaba’nın istenen inisiyatifi alamaması. Çalışkan, hırslı ancak gücünü topu kovalamaya ayırdığı için, top ile oynamaya, oyuna akıl koymaya gücü maalesef yetmedi bu hafta da. İkinci olarak ise Kerem ile Yunus’un bir an önce sonucu almak üzerine kurguladıkları panik oyunu. Topu alıp gitmek üzerine kurulu bu sistemde maalesef takım olabilmeyi ve takım olarak hareket edebilme kabiliyetini yitiriyor ekip. Bir nevi topu bana atın ben çözerim oyunu, hücumların kısır geçmesi sebep olmakta, ayrıca bu iki gencin kendilerine de aşırı efor yüklemesini sağlamakta. Daha takım olarak rakip yarı alanda olunmalı, daha kolektif bilinç ile hareket etmeli, daha olması gereken yerde hız, çalım, sürat kullanılmalı. Hücumu şekillendiren bu üç oyuncunun henüz oyunlarına karar verememiş olması, 1-0 a kitlenmiş maçlar izlettirmeye devam ediyor. Ücüncü olarak ise inanılmaz bir top kontrol problemi olan Boey ve Anholt. Öylesine kötü top kontrolleri var ki, topa ilk dokunuşları ile birlikte olası tehlikeli atakları başlamadan bitirmede oldukça hünerliler. Ya topu ayaklarının altından kaçırıyorlar yada ilk kontrol sonrası topu rakibe veya taca bırakıyorlar. Her iki oyuncu için de maçlarda en az 3-4 kez bu şekilde pozisyon yakalayabilirsiniz.

Okan Buruk ise geçen haftadan dersini almıştı. Geçen hafta 45.dk da çift forvet varyasyonuna geçmiş, 38 lik Gomis’i 45 dk sahada tutmak zorunda kalmış, diğer taraftan panik futbolunu körüklemişti. Bu maçta ise oyuncu değişikliklerini önce oyun kurgusunu düzeltmeye yönelik yaparken, Gomis’i 78.dk da oyuna dahil etti ve 86.dk da Gomis bir kez daha son dakikalarda gemisini kurtardı. Maç artık berabere bitecek derken yine sürpriz bir galibiyet oldu. Ama bizim nezdimizde keyif almadığımız bir futbol olduğunu kabul etmeliyiz.
Maçın Starı : Torriera – Yeni transfer ilk maçında kanayan bölgeye tampon olacağını gösterdi. Hem oyun aklı olarak, hem yönlendirme hem de kesici olarak çok faydalı olacağı benziyor. Midtsjö ile uyumunu merak etmeden yapamıyorum. Beklentim yüksek buradan.
Maçın Hayal Kırıklığı : Organizasyon Eksikliği – Bir oyun planı ortaya koyamadan devam ediyoruz. Yukarıda da açıkladığım gibi Kerem ve Yunus’un ayaklarına bakan bir oyun tarzı maalesef geçerli bir oyun değil. Burada Mertens’e büyük iş düşüyor. Umarım ilaç olur.
Maçın Olayı : Son dakika golleri – 3 haftada 2.kez son dakika golü geldi. İkisi de Gomis’ten. Bir bakıma takımın alışma sürecinde yola 3 puan ile devam etmesi sağlanıyor, ama oyunun keyif vermesi gerektiğini hepimiz biliyoruz ve sabırsızlıkla bekliyoruz.
Maçın Güzel Yanı : Mertens – Mertens’in oyun tarzını, sahada ki varlığı, duruşu ve hatta koşuşu gözlerimin önüne Snijder’i getirdi. Umarım katkısı da öyle olur. Mertens’in saha içinde ve dışında istekli tutumu ümitlerimizi daha da arttırıyor..
Geleceğe Not : Torriera ve Mertens’in kadroya entegre olması ile hücum hattında yenilikler olacaktır. Daha fazla birlikte oynamaya ihtiyaçları var. Burada biraz sabır gerekecek. Defans hattı için ise Abdulkerim yine yürekleri ağızlara getiren bir pozisyona imza attı. Biraz da ağır kalmaktan kaynaklı olarak kaptırdığı topu, bir anda ağlarımızda gördük, neyse ki ofsayt ile sonuçlandı. Yoksa yine bir hatadan dolayı 1-0 geriye düşecekti Galatasaray ve dakika 70 idi. AbdulK ‘in daha dikkatli olmasında fayda var ve ona küçük bir not “Emre Akbaba’nın düştüğü hataya düşme, bırakma şu formayı işte, bırakmak için zorlama..”
Olcay Koca, 24.08.2022, Çarşamba
![]()
