Evet takım daha oturmadı, evet yeni transferler daha adapte olmadı, evet daha gelecekler, daha gidecekler var, evet daha ligin başı, evet şansız bir gol, hepsine evet, ama koskoca bir amaaaa.
3 ay aradan sonra taraftarın ile buluşuyorsun, yaptığın değişimler ile taraftarları öyle bir beklentiye sokuyorsun ki 50000 kişi stadı hınca hınç doldurduğu gibi milyonlarda ekran başında, geçen hafta hiç beklenmeyen bir galibiyet almış ve umutlanmış umutlandırmışsın, herkes görkemli br galibiyet beklerken işte tam bu maçı alacaksın. Almak ile kalmayacak dosta düşmana korku salacaksın. Arkana öyle bir hava alacağın bir maçtı ki bu. Olmadı. Sönük başlayan maç sönük bitti. Evet lig çok uzun ve altından çok sular akacak bu köprünün ama işte ne bileyim, kursağımızda kaldı bu maç, beklentiler açısından.

Maça Muslera, Boey, Anholt, AbdulK, Nelsson , Midtsjö, Oliviera, Emre A., Kerem, Yunus, Seferoviç 11 i ile çıktı sahaya Galatasaray. Geçen haftadan farklı olarak Berkan-Midtsjö değişikliği vardı. Yeni transferler Torriera ve Mertens yedek kulübesinde idi. İlk yarı durağan bir maç izledik, pozisyon üretmekte zorlanan bir Galatasaray ve Galatasaray’a iyi hazırlanmış bir Giresun vardı. Olivirera’nın direkten dönen frikiği dışında Galatasaray’ı panik, kontrolsüz ve plansız gördük. Taraftarın beklentisi belli ki olumsuz etki yapmıştı. Bir an önce gol atma dürtüsü, maç boyunca gol atmaya en büyük engeldi.
Galatasaray’ın panik havası Okan Buruk’a da yansımıştı, devre arasında ani bir karar ile 4-4-2 ye dönüverdi, Emre Akbaba yerine Gomis’i sahaya sürerek, Seferoviç’i bağlantı oyuncusu haline getirdi. Bu durum açıkçası gol pozisyonlarını arttırmak için atılmış bir adımdı ancak öyle olmadı. Tam tersi orta sahada oluşan boşluğu Giresun doldurdu, bu Giresun’a ileri çıkma fırsatları sundu. Okan Buruk’un ilk yarı sonucunu daha olgun karşılaması gerekirdi. Sadece daha sakin ve planlı olarak, Giresun’un defansif duruşlarını çözmeye çalışarak devam edilmeli, 60.dakika itibari ile gerekirse değişiklikler yapılmalıydı. Çünkü Gomis’in girişi ile oyuncular sübliminal mesaj almışcasına daha panik havayla ikinci yarıya başladılar ki, bu durum pozisyon üretmelerine engel oldu.

Sonuç olarak ikinci yarıda da hemen hemen net pozisyon bulamadan, ancak hatalı bir de gol yiyerek maçı 0-1 kaybetti Galatasaray. Abdulkerim’in hatası aslında hazırlık maçlarından bu yana devam ediyor. Mutlaka kendisini geliştirmesi gerekli. Kanımca ileriye doğru top sürmemesi için uyarılmıştı, şimdi geri pas hususunda da dikkati çekilmeli. İnanıyorum ki gelişim kaydedecektir. Yerli futbolcu kıtlığında sahip çıkılmalı diye düşünüyorum.
Maçın Starı : Hakan Keleş – Giresunspor’un hocası maça iyi hazırlanmış, gerekli önlemleri almış Galatasaray’a karşı. Geçen yılda Giresun büyüklerden puan yada puanlar koparmayı bilmişti. İyi oynayarak ve hakederek ligde kalmışlardı. Bu yılda yine güzel futbol ile oynaması gerektiği gibi oynayarak lige başladılar. Bunda Hakan Keleş’in katkısı büyük. Üstelik eksiklerinin de farkında.
Maçın Hayal Kırıklığı : Emre Akbaba – O kadar önemli krediler kaybediyor ki, şu geçen iki maçta oynayacağı iyi oyun ile kendini kadroya yazdırmak varken, kendisi bile inanmıyor oynayacağına. Oysa ki önünde Yunus örneği var. Yunus özgüveni ile adeta buraya transfere gerek yok dedirtti, Oysa Emre A. “ben burada oynayamıyorum, motivasyonumu sağlayamıyorum, buraya transfer şart” diye bas bas bağırıyor.
Maçın Olayı : İkinci yarıya Okan Hoca’nın erken oyun kurgusu değişikliği ile başlaması. 4-4-2 ye geçiş ile birlikte Galatasaray orta sahayı kaybetti, Giresun için şans biraz daha artmıştı. Nitekim bunu iyi kullandılar.
Maçın Güzel Yanı : Midtsjö maçın her anında toplu ve topsuz ne kadar iyi bir transfer olduğunu gösteriyor. Hem 6 numara pozisyonunda hem 8 numara pozisyonunda gönül rahatlığı ile kullanacağınız bir oyuncu, bu hali ile benim için Oliviera’dan önde.
Geleceğe Not : Oyuna sonradan giren oyuncuların entegrasyonu ile ve oyuncu kaynaşmasının sağlanması ile bazı şeylerin düzeleceği bir kesin. Torriera, Mertens zaten büyük ihtimal sürekli kadroda göreceğimiz isimler, ama sonradan oyuna giren bir oyuncu daha var ki, en azından her maç süre almalı: Hamza Akman. Çok iyi geliyor. Maç içinde sorumluluk almaktan çekinmiyor, topla oynamaya cüret ediyor ve dikine oynuyor. Elbet hatalar yapacak bu 17 yaşındaki genç, ancak sürekli oyunun içinde tutulmalı.
Olcay Koca, 15.08.2022, P.tesi
![]()

Bir kelime dahi yazmak içimden gelmiyor.
Önce gol yememeyi öğreneceksiniz. Madem her şey yeni; Acele etmeden dengeli oyna zaten bir (1)gol atar sın. .
Iyi geceler
Yazık yazık . İnsanın içi cız ediyor. Büyük coşkuyla aylardır bekliyoruz. Gördüğümüz takım çok üzücü.