Ne Haftaydı Ama..
Geçen maç sonu yazdığım yazıma alıntı yaparak başlamak faydalı olacak. ” Hala mucize gerekiyor, ama Galatasaray’ın baskısı yukarıdakileri hataya zorlayacaktır. Çünkü hepsi biliyor, Galatasaray sazı eline almaya görsün, durdurulamaz yoksa…” Evet işte böyle bitirmiştim yazımı, son oynanan maçlar ile birlikte her şeyin mümkün olabileceği sürece girmiş bulunmaktayız. Üstelik artık son 90 dakika. Beşiktaş’ın ve Fenerbahçe’nin kaybettiği haftayı iyi değerlendiren GS, geleceğe göz kırpıyor.
Maç öncesi Galatasaray’da en çok konuşulan şey Mostafa Mohammed’in sakatlığı ile sezonu kapattığı yönünde çıkan haberlerdi. Sonra maçtan bir gün önce açıklanan kadroda ise sürpriz vardı. Mohammed değil, Falcao maç kadrosunda yoktu. Sakatlığı sonucu Denizliye getirilmemişti ve taraftar ne olduğuna emin değildi. Üstelik Mostafa maç kadrosunda vardı, ama oynayabilecek durumda mıydı? Bu sorular eşliğinde yine gözler Halil’de idi artık. Maçın başlamasına dakikalar kala açıklanan ilk 11 de geçen Beşiktaş maçına göre 2 değişiklik göze çarpıyordu. Onyekuru yerine Arda Turan, Falcao yerine ise Halil Dervişoğlu. Bunlar dışında kadro dengesi korunmuştu. Burada tek eleştirimiz, belki Arda değil de, Kerem ile başlanabilir miydi? Mantık başlanmasının doğru olacağına işaret ediyor, ama Terim tercih etmedi. Geçmiş tecrübelerimiz bize önemli olanın doğru kadro ile başlamak olduğunu söylüyor. Maç da gösterdi ki, Arda biraz ağır kaldı. Demek doğru kadrodan şaşmamak lazım. Aklın yolu bir çünkü.
Her şeye rağmen Galatasaray maça iyi başladı. Zaten karşısında da küme düşmüş bir Denizli vardı. Her ne kadar avantaj gibi gözükse de bu durum dezavantaj da olabilirdi. Çünkü kafası rahat bir takım her şeyi yapabilirdi. Bu yüzden işi sıkı tutup erken goller ile fark aramak gerekiyordu. Nitekim 35.dakika da 2-0 ı buldu Galatasaray. Hatta 42.dakika da penaltıdan yararlanamayarak devre arasına 3-0 önde girme şansını bile kaçırdı.

Ne olduysa bu kaçan penaltıdan sonra oldu. Bir anda durdu Galatasaray. Devre arasında Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin 1-0 mağlup olduğu haberini almalarına rağmen ikinci yarı tepki gösteremedi. Üstüne üstlük Denizli atakları seyretmeye başladık. Gol yedi yiyecek derken Denizli 62.dakikada golü buldu. Fark isteyen Galatasaray bir anda kazansak bari demeye başladı. Bu aşamada da bir çok oyuncu değişikliği oldu. Onyekuru, Mohammed, Kerem, Emre Kılınç gibi oyuncular dahil oldu. Onyekuru’ya atılan bir uzun top ile Galatasaray bir penaltı daha alarak hatta bir kaçırıp, bir atarak (VAR dan tekrar kararı) rahatladı. Mohammed ile hemen ardından bir gol daha bularak 4-1 lik skor ile maçı tamamladı.
Nispeten Galatasaray için kolay geçse de maç, fark gelmedi, averaj yapılamadı, üstüne üstlük gol de yendi ama umutlarını son haftaya taşıdı Galatasaray. Fenerbahçe’yi geçerek en azından 2.lik şansını daha da arttırdı.
Maçın Starı : Mostafa Mohammed – Aslında Galatasaray için kolay geçen bu maçta çok da sivrilen bir oyuncu yoktu. Ancak Mostafa Mohammed’in sakatlığınında olmasına rağmen Denizli’ye gitmek istemesi, oyuna girmek istemesi, girdiği oyunda da 2 gol bulması takdire şayan bir hareket. Karakterli oyuncu olduğunu zaten anlayabiliyoruz, ama göstermiş oldu. Kaçırdığı penaltıdan sonra tekrar edilen penaltıyı atmak istemesi herkesin yapabileceği bir şey değildi. Bu soğukkanlılığı göstermesini de bildi. İyi futbolcu kumaşı kesinlikle var.
Maçın Hayal Kırıklığı : Fark Atılamaması – Küme düşmüş bir takım ile oynarken ve de averajını düzeltmen gerekirken doğal olarak fark beklenir. Üstelik bir de 32.dakika da 2-0 ı da yakalamışken artık burada 6-7 gol atılması gerekirdi. Ama Galatasaray ne yaptı, 35.dakika ile 85.dakika arası (tam 50 dakika) yok oldu.O arada ne oldu bilemedik. Bu dakikalar boşa gitti. Büyük fırsat tepildi.
Maçın Olayı : Kaçan Penaltılar – Herkesin gözü mümkün mertebe gol atmak iken aksine Galatasaray penaltı kaçırmaya başladı. Önce Emre Akbaba, ardından Mostafa Mohammed penaltıları kaçırdı. Neyse ki Mohammed’in penaltısı tekrar edildi de gole dönüştü. Babel’in attığı penaltı da bakmayın riskliydi. Tavana gitti top. Dışarı da gidebilirdi.
Maçın Güzel Yanı : Galatasaray’ın Final Sevgisi – Yine finallerin takımı olduğunu gösterdi. bir kaç hafta önce hiç umut kalmamışken, bugün umutlar en zirvede. Sonları oynamayı bilen, sonlarda irade koyabilen, sakin kalıp hedefe odaklanan tek takım Galatasaray. Fenerbahçe ve Beşiktaş bu stres ile baş edemedi bu hafta.
Geleceğe Not : Artık dananın kuyruğu 15 Mayıs 2021 Cumartesi günü kopacak. Beşiktaş ve Galatasaray 81 puan ile zirvede. +2 averaj ile Beşiktaş önde. Galatasaray’ın şampiyonluğu için ya Beşiktaş’ın puan kaybetmesi yada Beşiktaşın galibiyetinde attığı golden +3 fazla gol atması gerekecek. Şampiyonluk dışında 2.lik de önemli. Bunun için ise galibiyet veya beraberlik yetiyor.
Galatasaray’dan beklenti önce maçı kazanıp, sonra atabildiği kadar fazla gol atmak. Sonucu ise Cumartesi akşam saat 23.00 civarı göreceğiz. Ama sonuç ne olursa olsun Galatasaray’a bir teşekkür daha etmeden sezonu kapatmayacağız. Çünkü başka hiç bir takım bu sezonu buralara kadar getiremezdi. Farkını bir kez daha gösterdi.
“Mayıslar bizimdir.”
“20.45 de şampiyonuz. Saat kaç? “
“8 de kapanır 18 de”
“Biz bitti demeden bitmez”
“Galatasaray finallerin takımıdır”
“Galatasaray varsa umut her zaman vardır”
“Ortada kupa varsa Galatasaray her zaman talibi ve sahibidir”
“Hocasız da şampiyon oldu, parasız da şampiyon oldu, forvetsiz de şampiyon oldu, kalecisiz de şampiyon oldu”
Bu sloganlar boşuna atılmadı. Hepsi birer tarih ve hepsi birer gerçek. Mazisinde bir tarih yatar, geçmişi tarih yazar, tarihi de Galatasaray.
Teşekkür ederiz Galatasaray, iyi ki Galatasaraylıyız..
Olcay Koca, 12.05.2021, Çarşamba
![]()
