Ders Alamamak…

Son 2-3 maç ile gelen tutuk futbolun bir yerde kazaya neden olacağı aşikardı, görünen köy uzakta değildi ve ilk fırsatta ortaya çıktı.  Galatasaray seriye son verdi.

Maç öncesi görece şekilde kolay geçeceği düşünülen, ki bana göre kesinlikle değildi, zorlu bir mücadeleye dönüştü. Kadrolar geldiğinde “kazanan takım bozulmaz” mottosuyla Terim yine geçtiğimiz 2-3 haftalık aynı kadrosu ile sahaya çıkmıştı, tek değişiklik defansta Luyindama yerinde Donk ile başlamak olmuştu. Ancak kadro değişiklik istiyordu. Bunu son maçlarda bizler de dahil görüyor, hissediyorduk. Çünkü gözle görünür bir oyun eksikliği ve rakibe oyunu kaptırma vardı.

Ama yine de Galatasaray aslında maça hızlı başladı. Geçtiğimiz maçlarda ki o yavaş ve tutuk başlama yoktu ve bu bize biraz olsun umut vermişti diyebiliriz. Bu hızlı başlangıç, pozisyon üretilmesini sağladı, hatta bu pozisyonlar Galatasaray’ a maçı getirebilirdi. 35.dakikada Emre Kılınç’ın kaleciyide geçerek boş kaleye topu gönderemeyişi dönüm noktası oldu ve oyun terse döndü adeta. Galatasaray durdu, Ankaragücü rakip kaleye gitmeye başladı. Devre bitmek üzereydi ki, bir penaltı kararı ile Ankaragücü 1-0 öne geçti ve soyunma odasına avantajı alarak gitti.

İkinci yarıya başlarken Terim’den değişiklik bekliyorduk, ancak bu kadar radikal beklemiyorduk. 2.yarıya 3 değişiklik yaparak başladı Galatasaray Yedlin, Arda, Emre Kılınç oyundan çıkan isimlerdi, girenler ise Linnes, Kerem ve Falcao. Bu değişiklikler aslında sistem değişikliğini ifade ediyordu ve Galatasaray 4-4-2 sistemine Falcao-Mustafa Mohammed ikilisine geçti. Bu plan işe yarar mıydı, aslında maalesef test edilemedi. Önce 55.dakika da Ankaragücü golü ve hemen ardından 57.dakikada Mohammed’e çıkan kırmızı kart ile oyunun şekli tamamen değişti. Ankaragücü nün 2.golüne kadar ki 10 dakikalık süreçte ise yine GS nin bu yeni sistem ile oyunu oturtamadığını da söylemeliyiz, ki zaten 2.golü yemesinde bu etken var. Burada hemen bir fikir jimnastiği yapacak olursak, ikinci yarıya başlarken Emre Kılınç’dan erken vazgeçmek yani oyundan çıkarmak, Taylan’ı oyuna almamak Terim hatası olarak görülebilir. Kendimi hemen teknik direktör yerine koyarsam, ikinci yarıya Etebo’dan daha fazla ayağına hakim Taylan, Arda’da daha hızlı ve atik Kerem ve Gedson’dan daha iyi oyunu yönetebilecek Feghouli değişikliklerini yapardım. Tabiki burda Feghouli’ nin hazır olduğunu varsayıyorum. Falcao’nun ise hazır olmadığını gördük, ikili mücadelelerde yerden kalkmadı.  2.yarıya başlarken Terim yaptığı 3 değişiklik ile bir de şunu teyit etti bize, yanlış kadro ile başladığını. Çünkü 3 maçtır kazanan ama oynayamayan kadro değişiklik istiyordu, Terim es geçmişti. 2-0 dan sonra GS aman aman Ankaragücü ceza sahasına yüklenmese de golü aradığını belirtebiliriz. Nitekim 90+ da Kerem ile gol de geldi ve maç 2-1 mağlubiyet ile sonuçlandı.

Hakeme ayrı bir paragraf açmak istedim. Hem Galatasaray için hem de diğer rakipler için doğru neyse onu belirtmek de fayda var. Gördüğümüzü söylemek ve tarafsız olmak çok önemli. Ankaragücü lehine verilen penaltı kararı ve Mustafa Mohammed’e verilen kırmızı kart kararı son derece hatalı. Ankaragücü yine galip gelirdi, Galatasaray yine kötü oynardı, maçta her şey olabilirdi, kimse bunu bilemez ama hakemin direk ettiğini belirtmekte fayda var.   Bu iki hata gerçekten büyük ve kabul edilemez hatalar.

Ama yenilgiyi de tamamen hakeme atıp, oyunu da bir kenara atıp, hem teknik ekibin hem de oyuncuların hatalarını yok sayamayız.

Maçın Starı : Ankaragücü Futbol Takımı – Gerçekten harika bir mücadele ortaya koydular. Geriye yaslanmadılar, otobüsü kale önüne çekmediler, tam tersi mücadele ederek, futbol oynayarak, hücum ederek, hızlı oynayarak ve çok koşarak galibiyeti hak ettiler. Ahh diyorum ahh, neden her maç böyle oynamazlar, neden ligin son sıralarına demirlediler de düşmemeye oynuyorlar.

Maçın Hayal Kırıklığı : Hakemler – Nasıl bu kadar benzer pozisyonlarda, farklı maçlarda farklı yorumlar yapabiliyorlar. Aynı pozisyona kimisi kırmızı veriyor, kimisi sarı, kimisi kart bile vermiyor. Aynı pozisyonlarda kimisi penaltı veriyor, kimisi vermiyor. Tüm futbol camiasının canını acıtan, işte bu tür tezatlıklar. Hakemler arasında kalibrasyonun sağlanamaması MHK nin başarısızlığıdır.

Maçın Olayı : Mustafa Mohammed’in kırmızı kartı – Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında taraflı tarafsız herkes kırmızı kart olmadığı belirtiliyor zaten. Kırmızıyı gördüğünde Mustafa’ nın şaşkınlığından bile olayın vehametini anlayabilirsiniz.

Maçın Güzel Yanı : Kötü gidişatı görmek için illa ki kaza yapmaya gerek yoktu, ama oldu artık. Bu yenilgi ile Terim’in de yanlışlıkları gördüğünü düşünebiliriz. Bu kazanın erken olması, erken önlem alınmasını sağlayacaktır, tabiki anlayana…

Geleceğe Not : Yedlin ve Gedson hala performanslarını gösteremediler. Gedson’ un özellikle bu maçta 83 dakika kalmasına gerek yoktu, çünkü oyunun içine girmeyi başaramadı bir türlü. Kerem ise kesinlikle ilk 11 oyuncusu olduğunu kanıtladı. Üzerinde durulmalı, hatta ısrar edilmelidir. İlk 11 oynadıktan sonra, hatası olsa bile hoş görülmeli ısrarla oynatılmalıdır. Çünkü faydaları her zaman hatalarından çok daha fazla olacak ve katkı yapacaktır.  Taylan bu tip rakiplere karşı oynar, oynamalı. Oyun kurabilen oyun aklı olacaktır. Feghouli ise bir an evvel monte edilmeli. Onunda oyun görüşü olmadan GS eksik maalesef…

Olcay Koca, 05.03.2021, Cuma

Loading

One Reply to “28.Hafta – 03.03.2021 – Ankaragücü – Galatasaray : 2-1”

  1. GÜNAYDIN Olcay. Bu maçı öylesine analiz etmiş sin ki tek kelime dahi üzerune eklemek gereksiz olur.Aslında bu maçı değil kalan 14 maçın nasıl oynanması gerekliliğini n Röntgeni ni (emarinı) çekimini yapar gibi yazmışsınız. TEBRİKLER

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir