8 de 8
Önemli galibiyetler serisine bir halka daha ekledi Galatasaray. Maç öncesi Erzurum’un son durumu da düşünüldüğünde kağıt üzerinde rahat galibiyet alınacağı, serinin 8 maça çıkacağı ve bir sonraki gün oynanacak olan Trabzon-Fenerbahçe maçının rahat şekilde izleneceği genel kanıydı.
Maç kadroları geldiğinde geçen haftaki Alanya maçının kadrosunda değişiklik olmadığını gördük. Orta saha üçlüsü Etebo, Gedson ve Emre Kılınç ile oluşmuştu, defans dörtlüsü Yedlin, Marcao, Luyindama ve Ömer Bayram, ileri üçlü ise Arda, Onyekuru ve Mustafa Mohamed. Sakatlıklarından sonra Falcao ve Feghouli yedekler arasında yerini aldılar, Belhanda ve Taylan ise yedek kulübesine demirlediler. Falcao oyuna dahi girdi, uzun süre sonrasında sahada görmek nasip oldu.
Maç öncesi rahat geçeceğine dair düşünceler, maçın ilk düdüğü ile birlikte yerini o kadar da kolay olmayacağı yönünde düşüncelere bırakmıştı bile. Galatasaray beklenenin aksine çok durgun başladı. İlk yarım saatlik dilimde oyunu kuramadığını, baskı oluşturamadığını, top çeviremediğini gördük. Anlaşılması güç bir kargaşa vardı. Sebeplerinden biri hiç kuşkusuz zeminin gerçekten çok kötü oluşuydu, ancak bir diğer önemli sebep ise gereksiz ileriye uzun atılan toplardı. Özellikle Luyindama’ nın ileriye uzun veya diğer köşeye uzun attığı topların bir an evvel durdurulması gerekir. Ayağına yeterince hakim olamayan Luyindama bu topların büyük bir bölümünü rakibe atarak atakların olgunlaşmadan sonlanmasına sebep oldu. Takibi parantez içinde ikinci golün pasının böyle bir pozisyonda Luyindama’nın attığı uzun top sonrasında geldiğini belirtmem gerekir. Ama pas yüzdesinin çok düşük olduğu düşünülürse gol bile bu durumun yanlışlığını engellememeli. Uzun top atılacaksa bile bu görevi orta saha oyuncularına bırakılması şart.
Yarım saatlik kaos mücadelesinden sonra, ilk yarı böyle mi geçer acaba, ikinci yarı ne yapmak lazım diye düşünürken 38.dakikada bir kanat organizasyonundan Emre Kılınç’ın güzel ortası, Onyekuru’nun kafası ve kaleciden dönen topa formda Mohammed’in vuruşu ile GS 10 öne geçti. Tam bu noktada iki futbolcuyu özellikle öne çıkarmakta fayda var. Emre Kılınç son 3-4 maçtır formunu yukarı çekti. Beklediğimiz görmek istediğimiz Emre Kılınç bu. Orta sahada basmadık yer bırakmadı, boş alanları güzel sızdı, golde güzel bir orta yaptı, hattı sayılmayan bir de güzel gol attı. Özellikle pres yaparken 1996-2000 yıllarının Okan Buruk’u gözümde canlandı. Daha fazla gol katkısıyla formunu daha da arttırmasını bekliyorum. Diğeri ise tabiki sizinde aklınıza gelen Mustafa Mohamed günü bu kez iki gol ile süsledi. Varlığı gerçekten bir kaç tık yukarı çekti kaliteyi. Umarım devamı gelir. Ofsayt kokusu altında GS ikinci golü de 45.dakikada bularak skoru 2-0 yaptı ve soyunma odasına rahat bir şekilde gitti. Ofsayt konusuna biraz değinecek olursak, uzmanları dinlediğimde kimileri net ofsayt derken, kimileri Arda’nın pasif oluşundan ve ofsayt olmayışından dem vurdu. Sanırım Arda ilk koşusunu yapmasa daha iyi olurdu, bu haliyle ofsayt kararı verebilirdi hakem ve buna da itiraz edilmezdi.

İkinci yarı ise 2-0 dan sonra rahat bir oyun beklerken ilginç bir şekilde GS yine oyunu rakibe kaptıran, geriye yaslanan bir oyun izledik. İkinci yarıda Erzurum 2-2 yi bulabilirdi, bulabilecek gol pozisyonlarını da yakaladı. Burada bu sorunu hemen açmak lazım. Hastalık haline gelen bu duruma el atılması gerekli, çünkü bugün Erzurum yetersizlikten dolayı bu golleri kaçırdı ama yarın daha diri bir takım rahatlıkla bunları gol ile sonuçlandırarak GS nin şampiyonluk yoluna taş koyabilir. Hemen skoru koruma psikoljisine girmek şampiyonluk adayına yakışmaz. Mutlaka bu sorun üzerine çalışılması gerekir.
Sonuç olarak aslında pek de tat vermeden ama önemli bir üç puanı cebine koydu GS ve 8 maçlık galibiyet serisi yakaladı. İstanbul’un üç büyükleri arasında lig sonuna kadar sürecek bir yarış devam ediyor.
Maçın Starı : Mustafa Mohamed – 5 lig maçında 5 gole ulaştı, bu maçta da 2 golde de vardı, gollerinden öteye sahada takıma yaptığı katkı. Hava toplarının hemen hemen hepsini alıyor, defansif anlamda çok koşuyor ve pres ile defansı hücumda başlatıyor, ayak hakimiyeti ile asist özelliklerinin olduğunu gösteriyor. GS için en kötü yılın kazancı bu Mısırlı olacaktır.
Maçın Hayal Kırıklığı : Maçın 2.yarısı – Alanya maçında Alanya’yı da takdir ederek baskı kurmalarına ve tek kale oynamalarına eyvallah demiştik, ancak Erzurum maçında da aynı senaryo tekrar edince düşünmemiz gereken bir olgu ortaya çıkıyor. 2.yarıda Erzurumun GS yarı sahasında üst üste girdiği gol pozisyonlarını izledik. Geçen haftalara nazaran GS’ nin daha fazla gol pozisyonu verdiğini gördük. Bu kötüye işarettir.
Maçın Olayı : GS’ nin 2. golü – Ofsayt kokan gol ile GS ilk yarıyı 2-0 tamamladı. Her ne kadar Arda belirli bir süre sonra kendini çekerek pasif duruma geçsede, ilk başta topa hareketlenmesi ile defansın dikkatini dağıttığını da belirtmekte fayda var. Ayrıca aslında 1-0 soyunma odasına gitse GS, eminim ikinci yarı daha güzel oynaması muhtemeldi. Çünkü 2-0 lık skor tamamen GS için maçı bitirdi.
Maçın Güzel Yanı : Muslera’nın 300. lig maçı – 2011 yılında Lorik Cana ile takası sonrasında Lazio’dan transfer edildiğinde kimse bu kadarını beklemiyordu. Şimdiden efsaneler arasına girdi bile, Simoviç, Taffarel, Mondragon serisinin 4.sü. O da İstanbul’u ve GS yi çok sevdi. İstanbul da evlendi, İstanbul da çocuk sahibi oldu, hayatını İstanbul da kurdu. Başarısının sırrı da sevgi diyebiliriz.
Geleceğe Not : Feghouli bugün oyuna giremedi, ama hazır olduğu bilgileri geldi, Falcao da oyuna girerek oynayabilecek seviyeye geldi. Oğulcan Çağlayan gelecek, Kerem kullanılacak, Gedson daha iyi olacak. İşte tam bu noktada iyi futbol, oynamaya doymayan, oynadıkça keyif alan oyuncular ve mest olarak izleyen taraftarlar. Bu ambians bir an evvel yakalanmalı.
Olcay Koca, 27.02.2021, Cumartesi
![]()

Her zaman olduğu gibi bu maçın kritiğide harika olmuş. Tebriker.😊👍
Emre Kılıç ‘ın Okan’a benzetmen doğru bu düşünce. Olcaycığım.