Aslan geç de olsa açıldı…
2 haftalık durgunluk döneminden ve galibiyet hasretinden sonra Galatasaray tekrar ayağa kalktı. Bakalım her zaman ligin sonunu en iyi oynayan takım olan Galatasaray için bu maç bir başlangıç olacak mı, gelecek maçlar gösterecek..
Maç öncesi yaşanan Belhanda olayı, maçın neredeyse önüne geçti, hatta olası bir puan kaybında ise daha da alevlenerek sürecekti ki, GS galibiyeti ile sonuçlanan maç bir anlamda Belhanda olayının da üstünün kapanmasını sağladı. Peki öncelikle neydi bu Belhanda olayı, buna değinelim. Geçen hafta Sivas maçının kaybını, saha zemininin bozukluğuna mal eden Belhanda, üstüne birde yönetimi saha ile ilgilenmemek ve “sosyal medyada zaman harcayacağınıza, sahanın zeminini düzeltmek için zaman harcayın” diyerek yönetimi eleştirmişti. Bu açıklamalar, yönetime karşı saygısızlık olarak değerlendirilmiş ve sözleşmesi feshedilmişti. Yönetimin kararı haklı olabilir, bir GS profesyonel oyuncusunun yönetimi tabiki de eleştirmeye hakkı vardır, ama bu cümleler ile değil. Kullandığı cümleler GS nin en üst makamına saygısızlık içermemesi gerekirdi. Bu yüzden karar saygı ile karşılanabilir, ama bir taraftan da uyarılarak, para cezası verilerek, zaten 2 ay sonra sözleşmesi bitecek bir oyuncu ile FİFA lık olmak gerekir miydi bilemedim. Bir de asıl konu, bu olaylardan Fatih Terim’in bilgisi var mıydı, eğer yok ise, yani rızası alınmadan bu karar alınmış ise, bu da Terim’e karşı haksızlık olabilirdi. Neyseki maç öncesi ve maç sonrası beklenen gerilim olmadı, Fatih Terim aklı selim bir maç sonu açıklaması yaparak, Belhanda olayının çok fazla büyümemesi gerektiğinin mesajını vererek, olası bir yönetim-Terim geriliminin önüne geçmiş oldu. Olası ters açıklamalar birilerinin ekmeğine yağ sürebilirdi.
Maça gelecek olursak, maç öncesi maç kadrosu için en merak edilen konu, çift santraforlu modelin tercih edilip edilmeyeceğiydi. Kadrolar geldiğinde, Falcao ve Mostafa Mohammed’in her ikisinin birden sahada olcağını gördük, geçen haftanın Terim tarafından cezalısı Emre Kılınç da kendine ilk 11 de yer bulmuştu, sürpriz bir şekilde Emre Akbaba da şans buldu, Onyekuru ise belki de hem son haftalardaki durgunluğu hemde çift santraforlu modelin kurbanı olarak yedek kulübesini görmüştü. Yedlin de tekrar 11 e dönmüştü.

Bir gün önce kazanan Beşiktaş sonrasında, GS nin yoluna devam edebilmesi için kazanmasının tek yol olduğu maçta, futbolcuların da bu bilinçte olduğunu gördük ilk dakikalarda. Maça hızlı başladı GS ve Kayseri’yi kendi yarı sahasına değil, hatta kendi ceza sahasına soktu, daha dakika 10 du, Kayseri 10 kişi ile kendi ceza sahası içine gömülmüştü bile. Kayseri ki son iki haftayı galibiyet ile kapatmış ve hem moralli hem de formda idi. Ama belli ki bugün tamamen defans ve tamamen kontra futbola odaklanmışlardı. Aslında bekledikleri fırsatı da yakaladılar, dakika 28 di ve Luyindama’ nın hatasında Pedro, Muslera ile karşı karşıya kaldı ancak %100 lük golü kaçırdı. Bunun yanı sıra yine Saracchi nin hatalı geri pasında, Marcao nun araya girerek olası tehlikeyi erken bitirdiği, devamında ise Taylan’ın hatalı top kontrolü sonrasında rakibe tehlikeli girerek kırmızının kapısından döndüğü pozisyonlar var. Bu pozisyonları özellikle sıraladım, çünkü yapılan bu hatalar geçen hafta Sivas maçında puan kaybına sebep olmuştu, bugün yine devam ettiğini gördük. Bunun sebebinin, çok gereksiz geri paslar ve geri de gereksiz yan toplar, yan paslar yapmak olduğunu düşünüyorum. Hazırlık pasları olarak adlandırdığımız bu pasların, oyunu çok fazla soğuttuğunu ve hataya çok açık hale getirdiğini görmemiz gerek, defans bölgesinden hızlı çıkarak asıl seri paslaşmaların rakip sahada yapılması gerektiğini unutuyoruz. Hatta dikkat ederseniz, rakip sahada ise tam tersi pas yapamayan bir GS görüyoruz. Bu nedendir ki Kayseri maçında da ilk yarım saatlik dilimde iki net gol pozisyonu verirken rakibe, kendisi ise net pozisyon bulamadı. Çünkü gereksiz paslar silsilesi, hiç bir şekilde rakibi açacak serilikte ve yaratıcılıkta olmamakta. Bir de üstüne rakip eksiltmeyince, tamamen boşa döndürülen toplar, gereksiz yan paslar ve sonrasında hatalı paslar sonucu rakibe verilen kontra ataklar olarak ilk yarı geçti. Neyse ki ilk yarının son dakikalarında Saracchi nin ortası ve Falcao nun ustalığı ile bir gol geldi de, GS maçı kurtardı diyebiliriz. Çünkü eminim ikinci yarıda, ilk yarı gibi geçebilirdi.
İkinci yarı artık yenik Kayseri biraz daha açılmış ve hücum düşünmeye başlamıştı, artık GS açık futbol oynayan rakibinin üstüne daha rahat gidebilir diye düşünüyorduk ki, yanıldık, Kayseri’nin Galatasaray’dan daha iyi hücum ettiğini gördük. Peki neden GS bu anlarda kontraya çıkamadı? Yine aynı sebep, gereksiz yan paslar, geriye paslar, kontraya bile çıkartmıyor takımı. Onyekuru ve Kerem in oyuna girmesi ise bir nebze artık rakip boşluklarının değerlendirilmesini sağladı, ki zaten Onyekuru nun 2 golü ile maç 3-0 GS lehine sonlandı. Sonradan oyuna giren Fegholi’yi yazmadan geçmek tabiki istemiyorum, üstad kısa bir pasaj sundu bize. 3.golde ki enfes asisti ve oyun içinde koyduğu akıl gelecek için önemliydi.
Maçın Starı : Radamel Falcao – Ustalık kokan golü ile kilidi açtı. Olası bir puan kaybının önüne geçti. Geçen hafta olduğu gibi yine güçlü ve diri idi. Umarım bu şekilde devam eder. O güçlü ise farkını gerçekten ortaya koyuyor.
Maçın Hayal Kırıklığı : Emre Akbaba – Fatih Terim en ihtiyacı olduğu yerde yine ona ilk 11 de yer vermeyi ihmal etmedi. İyi de etti açıkçası, Emre’nin iyi olmasını tüm taraftarlar istiyor, ama sanırım Emre için işler yolunda gitmiyor. Bu maçta da kritik bölgede etkinliğini gösteremedi. Sanırım gelecek haftalarda ilk 11 de yer bulması zorlaşacak, bu halde zor.
Maçın Olayı : Onyekuru, dakika 70 de oyuna girdi, 80 de 2-0 yaptı, 90 da 3-0 ile maçı sonlandırdı. 1-0 dan sonra Kayseri nin hücumu düşünmesi ile oyun artık tam Onyekuru’luk olmuştu, o da bunu iyi değerlendirdi, sonradan oyuna girerek 2 gol kaydetti.
Maçın Güzel Yanı : Feghouli’nin asisti – 3.golde Onyekuru’ ya öyle güzel bir top attı ki, al da at dercesine. İşte hızlı geçiş oyunundan size örnekler, aynı pozisyonda diğerleri ne yapıyor, iki kere dönerek topu yan yada geri oynuyor. Feghouli bir an evvel daha da fit şekilde dönmeli, oyun görüşüne ihtiyacımız var.
Geleceğe Not : Yavaş top çeviren, sürekli yan ve geri pas yapan Galatasaray, %90 topa sahip olsa da etkin değil. Rakipleri için ise sürpriz değil. Tam tersi tam da rakibin istediği ve beklediği şekilde oynuyor. Bu şekilde tamamen kapanan rakiplerini çözemez. İş yıldızların bir anlık yaratıcılıklarına kalır ki, bu da sürdürülebilir olmaz.
Tam da bu yüzden, rakibi şaşırtmak, rakibi eksiltmek gerek. Hızlı oynamak, hızlı geçiş yapmak gerek. Seri ve kısa pasları rakip sahada yapmak gerek ve ileri ikili de ne olursa olsun, Falcao-Mohammed ikilisinden vazgeçmemek gerek. Arkalarına ise usta Feghouli yi unutmamak gerek. sonrası ise bu üçlünün istediği topları onlarla buluşturmak…
Olcay Koca, 13.03.2021, Cumartesi
![]()

Falcao bizi bundan sonra hep mutlu etmesini bekliyorum.
Defans biraz daha dikkat etmeliler.
Harika bir analiz.
Iyi geceler.