Tulpar Soğuk Hava Dalgası — Kar, Boran, Fırtına
Yaklaşık iki haftadır dilimizde pelesenk olmuştu, meteoroloji ile birlikte takip ettik adeta, TULPAR soğuk hava dalgası Türkiye’ye uğrayacak mıydı yoksa teğet geçip gidecek miydi? Neden önemliydi, eğer gelirse son yılların en soğuk ve karlı günlerini getirebilirdi Tulpar. Hafta başında geleceği belli oldu, hatta Çarşamba günü itibari ile etkili olacağı günler bile belli oldu. Buna göre maçın oynanacağı Pazar günü en etkili olacağı gündü ve maçın saati 19.00 dan 16.00 ya alındı. Bu noktada iki tane eleştirim olacak, birincisi Federasyona, pazar günü maçı etkileyeceği belli olan hava şartlarına rağmen tüm maçları C.tesi gününe çekebilirdi, ama çekemedi, çünkü öyle bir yetisi yok, çekse o kadar çok eleştiri alacağını ve kendisini açıklayamacağını biliyorlar ki, etliye sütlüye dokunmamak, geçiştirmek tam onların işi. Güven duygusu tesis edilmeden ne yazık ki her şeyde olduğu gibi futbolunda tadı tuzu yok. İkinci eleştirim ise Galatasaray yönetimi ve saha sorumlularına, bir karda nasıl bu kadar saha berbat olabilir. Ali Sami Yen projesinde güya üstü kapalı sistem şeklinde projelendirilmişti, 10 yıl oldu neredeyse artık bu proje dillendirilmiyor bile. Günümüz teknolojisinde böyle bir sahada top oynamak veya oynatmak, utanmalılar, 1950 de saha neyse, maç anında da öyleydi.
Maç kadroları ile birlikte Fatih Terim’in derin bir rotasyona gittiğini gördük, bunda sahanın ve hava koşullarının da etkisi büyüktü. Bu koşullara göre sahada daha fazla koşacak, mücadele edecek bir 11 tercihi vardı. Yorulmuş Taylan yerine Etebo, kadroya demir atan Donk yerine Luyindama vardı. Yeni transfer Gedson Fernandes ilk 11 de Yedlin yedek, Arda cezalı, Feghouli sakat, Belhanda, Emre Akbaba ve son maçların adamı Onyekuru da yedekti.
Maça çok hızlı başladı Galatasaray, maç öncesi çok zor geçeceğe benzeyen, rakipten çok sahayı geçmenin zor olacağı maçta, GS adeta hiç bir şey yok gibi etkili başladı. Bunda maç öncesi planlanmış aksiyonlar önemliydi, örneğin gördüğün yerden vur stratejisi. Etkili de oldu, ilk 25 dakikada yüksek oranda isabetli 13 şut atmış, Kasımpaşa kalecisi 8 kurtarış yapmıştı. Bu istatistik son yılların da en etkileyici istatistiği diyebiliriz. Bu güzel futbolu 9. dakikada attığı gol ile de süslemeyi başardı GS. Golde Mostafa Mohammed’in yine yüksek top becerisi ön planda idi ve tabiki Kerem Aktürkoğlu’nun takipçiliği. Mostafa Mohammed henüz 23 yaşında ve gerçekten günden güne büyülemeye devam ediyor, hem top kontrolleri, hem ayak hakimiyeti, hem de hava hakimiyeti mevcut. Bu özellikleri ile Galatasaray’ın ona katkıları, onun GS ye katkıları ile yüksek bonservis bedeli kazanılabilecek bir oyuncu. Bir de Kerem Aktürkoğlu’na değinelim, genç yeteneğin en önemli özelliği sürekli oyunun içinde olması ve sürekli kovalaması, bu özellik ona çok gol kazandıracaktır. Maçın ilk yarısında başka gol olmayınca ilk yarı 1-0 tamamlandı.

İkinci yarı ise hem sahanın ağırlaşması, hem de 1-0 geride olan Kasımpaşa’nın beraberlik golünü atmak üzerine hareketlenmesi ve arka arkaya tehlikeli ataklar yapmaya başlaması golün sinyallerini vermişti ki 50.dakika da Muslera’nın da hatası ile beraberlik golü geldi. Daha sonra ise artık maç tamamen kaos futbolu idi. Pas yapılamayan saha da tek gol seçeneği uzun ileriye atılan toplar ve oluşturulan karambollere kalmıştı. Ayrıca yorulan bazı oyuncular da çıkmış yerlerine Onyekuru, Donk, Belhanda, Emre Akbaba gibi oyuncular girmiş ve golü istediğini göstermişti GS. Nitekim beklenen karambol 89.dakikada oldu ve Onyekuru yine hızını kullanarak penaltıyı takımına kazandırdı, Mostafa Mohammed de üst üste üçüncü lig maçında da gol atararak 3 puanı getirmiş oldu.
Maçın Starı : Oghenekaro Etebo – Taylan’nın yokluğunda mücadelesi ile onu hiç aratmadı. Sahanın en ayakta kalan oyuncusu oldu. Hemen hemen her yere yardım getirdi. Mevcut hava ve saha koşullarında en pragmatik oyunu sergileyen isimdi.
Maçın Hayal Kırıklığı : Galatasaray Sportif A.Ş. – Ali Sami Yen zeminin bir anda çamur deryasına dönüşmesinde ve Ali Sami Yen’in bitmeyen projesinden sorumlu daima mevcut yönetimindir. Bu kadar ihmale gelmez ki, bir an önce Ali Sami Yen’in zaten projesinde mevcut olan üstünün kapatılması sağlanmalıdır. Örnek ise Shalke’nin stadı Veltins-Arena ele alınabilir. Üstü hava koşullarına göre tamamen kapatılabilir.
Maçın Olayı : Penaltı noktasının temizlenme anı – Galatasaray 89.dakikada kazandığı penaltı ile birlikte galibiyete bir adım daha kalmıştı. Ancak penaltının gol olması şarttı. Topu beyaz noktaya Mostafa Mohammed koydu, ancak beyaz nokta yoktu ortada, adeta çamurdan bir göl vardı. Marcao ve Onyekuru o bölgeyi elleriyle temizleyerek, aslında bir anlamda takımdaşlıktan ve aidiyet duygusundan örnekler sundular. Galatasaray ruhu da işte bu değil mi.
Maçın Güzel Yanı : Üst üste 6.galibiyet – Galatasaray arka arkaya 6.lig maçını da kazanarak bu zorlu maç trafiğinde 18.puanını aldı. Şampiyonluk yolunda bu gibi seriler her zaman önemlidir. Aynı konsantrasyon ile seriler devam etmeli.
Geleceğe Not : Gedson Fernandes için saha koşulları uygun değildi. Yeteneklerini gösterme fırsatı bulamadı, ancak eminim gelecek günlerde kendisini gösterme şansı bulacaktır. Yedlin ofansif anlamda iyi görünürken, defansif anlamda ise biraz çekinceli düşünmemiz gerektiğini gösterdi. Yedlin’e muhakkak defansın önemi hatırlatılması gerekir. Mostafa Mohammed ise nokta atış, her geçen gün ışıl ışıl parlıyor. Ama bir yandan aklım ve gözüm Feghouli’yi aramıyor değil. Şampiyonluk moduna girmiş Feghouli’yi hepimiz tanıyoruz. Bir de Falcao var, o dünyaca ünlü santrafor apoletini öncelikle karakteri ile elde etti. Gittiği her takımda etkisini gösterdi, ben inanıyorum, belki beklediğimiz gibi değil ama, şampiyonluk yolunda onunda dokunuşlarının olacağına inanıyor ve bekliyorum…
Olcay Koca, 15.02.2021, Pazartesi
![]()

👏👏👏👏👏👏👍👍👍