Bir konuda uzmanlaştığını, bu konuda daha iyi olduğunu artık acemeliğini attığını nasıl bilebilirsin? Bu soru üzerine kurabileceğin bir çok cümle olacağını biliyorum. “Artık gözüm kapalı yapıyorum”, “Bunu hissediyorsun zaten”, “Çevremden böyle bir refleks görüyorum”, “Artık daha rahat yapıyorum”, “Kendimi daha rahat hissediyorum” gibi cümleler kolaylıkla kurulabilir. Gerçekten de böyledir ve daha fazlası da vardır eminim. Ama bu yazımda nasıl anlarız’a değilde, olmak için sistematik haline getirilmiş davranışlar sonucu oluşmuş atasözü ve deyimlere odaklanacağım.
Birbirinden bağımsız zamanlarda, birbirinden bağımsız konularda, birbirinden bağımsız şekilde nice atasözü ve deyimlerde bir kelime kullanılmış ki, tekrar etmenin boyutunu matematiksel olarak ortaya konmuş. Hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum. Bu birazdan aşağıda da değineceğim atasözleri ve deyimler bu anlamda bilinçli olarak mı yazılmış merak ettim. Bu merakım sonrasında bu sayı üzerine küçük bir araştırma yapmaya itti beni.

Türk dil kurumuna göre sadece bir sayı olarak ele alınmış “Kırk”, 39 dan sonra 41 den önce gelen sayı olarak tanımlanmış. Bu haliyle bir anlam ifade etmiyor, ancak daha derine inince anlam kendini buluyor. Kırk’ın dil ve kültür adına asıl anlamı “Olgunlaşmak, tamamlanmak, eşik aşmak” olduğunu bilince artık, bir şeylerin tesadüf olmayacağını anlıyor insan. O atasözleri ve deyimlerde kullanılması da tesadüf değildi sonuç olarak. İlk çıkışını bilmek yada bulmak zor, ama dilden dile, nesilden nesile artık kanıksanmış, kullanılmış ve günümüze kadar gelmiş.
Bu kadar bahsettiğimiz kırk’ın alamet-i farikasına bir bakalım. Matematiksek olarak bir hususa özellikle dikkat edeceksiniz biliyorum, kırk sayısının biriminin değiştiğine ama anlamının değişmediğine.. İşte örnekler;
- Kırklanmak
- Kırkı Çıkmak
- Kırk bir kere maşallah (40 ı tamamlamak)
- Kırk dereden su getirmek
- Kılı kırk yarmak
- Kırk evin kedisi
- Kırk fırın ekmek yemek
- Kırk katır mı, kırk satır mı
- Kırk kilit vurmak
- Kırk yıl düşünse aklına gelmemek
- Kırk yılda bir
- Kırk yılın başında
- Kırk yıldır
- Kırk yıllık
- Kırkından sonra azmak
- Kırklara karışmak
- Kırk derviş bir sofrada yemek yer, iki padişah bir iklime (ülkeye) sığmaz.
- Kırk haramiler
- Bir adama kırk gün deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur.
- Bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramaz.
- Bir fincan kahvenin kırk yıllık hatrı vardır.
- Biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz.
- Güzele kırk günde doyulur, huyu güzele kırk yılda doyulmaz.
- Kırk gün kırk gece
- Kırk dereden su getirmek
- Kırk ölç, bir biç.
- Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.
- Kırk gün kar yağar, bir gün av olur.
- Kırk gün yas tutmak
- Usta şöförlük için 40.000 km yi devirmek
Bu kadar örneği görünce eminim sizde de bir aydınlanma yaşandı.

O halde bir konuda uzmanlaşmak, o konuya hakim olmak için o kritik eşik olan kırk sayısına, kırk sembolüne ulaşmak hedef koyulabilir.
Türkçede kırk,
📌 zamanın,
📌 sabrın,
📌 olgunlaşmanın
sayısal karşılığı olabilir.
Ez cümle.. Kırk, sabırla geçen zamanı, dönüşümü, tutunmayı, olgunlaşmayı, tamamlanmayı anlatır. Hep tekrarın gücüne inanırım. Tekrar etmenin başarı kazanmadaki rolüne, antremana, sürekli çalışmaya. Kırk sayısıda tekrar etmenin boyutunu burada bize göstermiş oldu. Gerçekten de teoriyi pratiğe dökmenin, pratiği de uzmanlaşana kadar tekrar etmenin gücü bu. Yılmadan sıkılmadan devam etmek, odaklandığın şey her ne ise, kırk kere tekrarlamak.
Kırkıncı da değilse bile 41. de senin…
Olcay KOCA, 12 Ocak 2026, Pazartesi
![]()
